29 Temmuz 2026, Çarşamba
07:56

Öğrenci affını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'na Geldi

Öğrenci affını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'na Geldi

TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, yükseköğretimin bir ülkenin bilim üretme kapasitesini, teknoloji gelişimini, ekonomik rekabet gücünü ve yetişmiş insan kaynağını doğrudan belirleyen stratejik bir alan konumunda bulunduğunu belirterek, bu alanda yapılacak her düzenlemenin Türkiye'nin geleceğini de şekillendirdiğine işaret etti.

Düzenlemenin yükseköğretim sistemine yönelik bütüncül bir reform perspektifi ortaya koymaktan uzak olduğunu söyleyen Karaman, "Teklif, sistemin temel sorunlarını ele alan kapsamlı bir dönüşüm yerine, uygulamada ortaya çıkan çeşitli sorunlara parça parça müdahale eden teknik düzenlemelerden oluşmaktadır. Oysa Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey, birkaç maddelik teknik değişiklikler değil, yükseköğretimin geleceğine ilişkin güçlü bir vizyondur" diye konuştu.

Teklifte olumlu hükümler de bulunduğunu dile getiren Karaman, "Akademik etik ihlalleri ile mücadele edilmesi, bazı öğrenci mağduriyetlerinin giderilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesine yönelik düzenlemeler ve uygulamada yaşanan bazı belirsizliklerin giderilmesi bunlar arasındadır. Ancak bu olumlu düzenlemeler yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarını çözmeye tek başına yetmemektedir." ifadesini kullandı.

 

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifle 6 farklı kanunda değişiklik öngörüldüğünü ancak tali komisyonların çalıştırılmadığını dile getirdi.

Teklifin 25. maddesiyle üniversitelerde görev yapacak akademisyenler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması getirildiğini anlatan Sunat, "Devlet elbette güvenliğini korumalıdır, buna kimsenin itirazı yok ama mesele güvenlik değildir, mesele bu yetkinin nasıl kullanılacağıdır?" diye konuştu.

Sunat, teklifin tamamına bakıldığında hesap verebilirlik, üniversite özerkliği, objektif kriter, kanuni güvence bulunmadığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin ihtiyacı ise bunun tam tersidir. Türkiye'nin ihtiyacı özgür üniversiteler, liyakatle yükselen akademisyenler, dünyayla rekabet eden bilim insanları ve üniversiteyi bitirdiğinde bavul hazırlayan değil, laboratuvar kuran gençlerdir. İYİ Parti olarak, bilimin siyasete değil, siyasetin bilime kulak verdiği, liyakatin sadakatin önüne geçtiği, üniversitelerin korkuyla değil, özgürlükle yönetildiği, öğrencilerin umutla, akademisyenlerin güvenle çalıştığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz."

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, teklifin ilk hükmüyle öngörülen düzenlemeyi eleştirerek, "Dünyanın her yerinde tıp fakültesinden mezun olan hekimler ve diş hekimliğinden mezun olanlar meslektaştır, artık o aşamadan sonra öğrenci değildir. Yabancı asistanlara diyorsunuz ki '17 bin 905 lirayla hayatınızı idame ettirin.' Ne oluyor? Sizin denetimsiz hastanelerinizde, Sağlık Bakanlığının denetleyemediği hastanelerde bu 17 bin 905 lira maaş vermiş olduğunuz yabancı asistanlar, yabancı öğrenciler hastanelerde maalesef bunu söylemek zorundayım ama korsan nöbet tutuyor." diye konuştu.

"TARİHİ BİR FIRSAT EŞİTLİĞİNİ TESİS ETMİŞTİR"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türkiye'nin son yıllarda yükseköğretim alanında çok ciddi ve stratejik bir eşiği aştığını ve nicel büyümesini büyük ölçüde tamamladığını vurgulayarak, "Yurdumuzun 81 iline yayılan üniversitelerimiz sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu'nun en ücra köşesindeki, Torosların zirvesindeki, Karadeniz'in yaylalarındaki evlatlarımızın da yükseköğretime erişimini kolaylaştırmış, tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir. Artık maddi imkansızlıklar ya da başka sebeplerle büyükşehirlere gidemeyen pırıl pırıl beyinler kendi memleketlerinde evrensel bilgiyle buluşabilmektedirler." değerlendirmesinde bulundu.

Teklifin öğrenci affına yönelik düzenlemesine değinen Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konudaki ifadelerini anımsattı. Bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getireceklerini belirten Kılıç, "Yıl sınırı olmaksızın tam 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencimiz 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine, o çok özledikleri kampüslerine, amfilerine ve bilim üreten kütüphanelerine kaldıkları yerden eskisinden daha tecrübeli, hayatın sillesini yemiş ama asla pes etmemiş çelik bir iradeyle, çok daha güçlü bir inançla devam edeceklerdir" dedi.

Kılıç, bu düzenlemeden, devletin birliğine karşı suç işleyenlerin, terör örgütleriyle bağlantılı olanların, güvenlik güçlerine yönelik suçlara karışanların, işkence, cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçluları ile uyuşturucu ticareti yapanların yararlanamayacağını da belirtti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen, teklifte, öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv incelemesi öngören düzenlemeyi eleştirdi.

Teklifte öğrencilerin yaşadığı yoksulluğa ve işsizliğe yönelik bir düzenlemenin olmadığını söyleyen Özen, üniversite sayısı artarken "diplomalı işsizliğin" ve "diplomalı yoksulluğun" da büyüdüğünü savundu.

Özen, "Karşımıza geçip 'Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok' diyorsunuz. Biz 'Üniversite eğitimi mesleki eğitim değildir' derken bunu kastetmiyoruz ama siz bunu anlıyorsunuz. Bu teklifte, vakıf üniversitelerinde öğrencileri ve akademisyenleri mağdur eden eşitsizlikler yok, fahiş öğrenim ücretleri yok" dedi.

"SONUÇ ÜRETMEYECEK"

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, teklifle akademisyenlerin durumunu iyileştirmek için hiçbir düzenleme yapılmadığını ifade etti.

Öğrenci affının, önemli bir beklenti olduğuna işaret eden Özçağdaş, TUS, YDUS ve DUS kazanarak eğitimini yarıda bırakmış olanların da bu haktan yararlandırılması gerektiğini belirtti. Özçağdaş, şöyle konuştu:

"Benzer bir şekilde, halen öğrenimine devam eden, ilişiğini kesmemiş öğrencilerin bu kanun teklifinden yararlanmaları için kanun teklifinde açık hüküm gerekir. Bunların, bu kanun teklifi çıkmadan önce düzenlenmesini bekliyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki bu aflar iktidarın yükseköğretimde yarattığı enkaza dönemsel bir pansuman yaratma çabasıdır. Gençlerin okulu terk etmelerinin asıl nedeni akademik yetersizlik değil, derin ekonomik kriz, fahiş kiralar ve barınma sorunudur. Yapısal sorunlar çözülmeden çıkarılan af maalesef kalıcı bir sonuç üretmeyecektir."

Şahsı adına söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

Öğrenci affıyla ilgili düzenlemeyi olumlu bulduğunu dile getiren Gürer, "Öğrencilerin içinde bulunduğu koşullarda farklı nedenlerle eğitimlerini sürdüremedikleri süreçler oluyor. Ekonomik sorunlar başta olmak üzere fahiş fiyatta kiraların olması, aile içi sorunlar ya da içinde bulundukları psikolojik durumlar öğrencilerin okullardan kopmasına neden oluyor" dedi.

Af kapsamı dışında tutulanları anımsatan Gürer, bu kesimin de af kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"GEÇMİŞ AFLARDAN YARARLANMIŞ ANCAK EĞİTİMİNİ TAMAMLAYAMAMIŞ ÖĞRENCİLERİMİZ DE BU AFTAN İSTİFADE EDEBİLECEK"

Şahsı adına söz alan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, ülkelerin asıl gücünün bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten, nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten ve bu dinamikleri toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmekten geçtiğine işaret etti.

Kanun teklifinin bu anlayışla hazırlandığını aktaran Uzkurt, "Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır." diye konuştu.

Uzkurt, öğrenci affına yönelik düzenlemeye değinerek, "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebileceklerdir" ifadesini kullandı.

Teklifin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Komisyon'un yerini almaması üzerine Adan, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

KAYNAK : ANADOLU AJANSI (AA)

Marka Flower Çiçekçi