DOLAR48,65
EURO56,12
GR. ALTIN6.775
BIST13.471
BITCOIN3.693.247
SİYASET

ALEVİLERİN HAKLARINI ANAYASAL GÜVENCEYE ALMAYAN HİÇBİR PARTİ OY ALAMAZ

16 Eylül 2026 870 okunma 4 dk okuma
291589
291589

Türkiye’de siyasi partiler, seçim dönemleri geldiğinde Alevileri hatırlamayı alışkanlık hâline getirdi. Cemevleri ziyaret edildi, lokmalarımıza ortak olundu, birlik ve kardeşlik üzerine güzel sözler söylendi. Ancak seçimler bittikten sonra Alevilerin eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve ibadethane hakkı yine unutuldu.


Bu dönem artık sona ermelidir.


İster CHP, ister Yeni Parti, ister İYİ Parti, ister iktidarda veya muhalefette bulunan diğer siyasi partiler olsun; herkes şunu açıkça bilmelidir: Aleviler artık yalnızca güzel sözlere, seçim vaatlerine ve göstermelik ziyaretlere oy vermeyecektir.


Alevilerin oyunu isteyen siyasi partiler, Alevilerin bütün yurttaşlık haklarını yeni anayasa ve yasalar içinde açıkça güvence altına almak zorundadır. Bunu başaramayan, bunun için samimi bir mücadele yürütmeyen ve Mecliste açık tavır göstermeyen hiçbir parti Alevilerden oy beklememelidir.


Aleviler bugüne kadar demokrasi, laiklik, Cumhuriyet ve toplumsal barış için büyük bedeller ödedi. Kendilerini temsil ettiğine inandıkları partilere yıllarca karşılıksız destek verdi. Ancak Alevilerin talepleri sürekli ertelendi. “Şimdi zamanı değil”, “Toplum hazır değil” veya “İktidara geldiğimizde çözeceğiz” denilerek milyonlarca insan yıllarca oyalandı.


Artık yeter!


Aleviler ayrıcalık istemiyor. Başka yurttaşlara tanınmayan hakların kendilerine verilmesini talep etmiyor. Yalnızca anayasa önünde gerçek anlamda eşit olmak, inancını özgürce yaşamak ve devlet tarafından ayrımcılığa uğramamak istiyor.


Yeni anayasa hazırlanacaksa Alevilerin talepleri açık ve bağlayıcı hükümlerle anayasa metnine konulmalıdır. “Herkes eşittir” demek tek başına yeterli değildir. Bu eşitliğin devletin bütün kurumlarında ve günlük yaşamda karşılığı bulunmalıdır.


Cemevleri tartışmasız biçimde ibadethane olarak kabul edilmeli ve bu hak anayasal güvenceye bağlanmalıdır. Cemevlerinin statüsü iktidarların, valilerin veya belediyelerin tercihine bırakılmamalıdır.


Zorunlu din dersleri kaldırılmalı; din ve inanç eğitimi isteğe bağlı hâle getirilmelidir. Alevi çocuklarına başka bir mezhebin inanç anlayışı zorla öğretilmemelidir. Eğitim sistemi laik, bilimsel ve bütün inançlara eşit mesafede olmalıdır.


Devlet yalnızca bir mezhebin inanç anlayışını finanse etmekten vazgeçmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığının mevcut yapısı değiştirilerek bütün inançlar karşısında gerçek eşitlik sağlanmalıdır. Aleviler, kendilerini temsil etmeyen bir kuruma vergi yoluyla kaynak aktarmaya mecbur bırakılmamalıdır.


Alevi köylerine halkın talebi dışında cami yapılması uygulamasına son verilmelidir. Alevilerin inanç hizmetleri devlet tarafından belirlenen görevlilerle değil; Alevi toplumunun kendi dedeleri, anaları ve inanç önderleri aracılığıyla yürütülmelidir.


Hacı Bektaş Veli Dergâhı başta olmak üzere Alevi-Bektaşi dergâhları gerçek sahiplerine teslim edilmelidir. İnanç merkezlerimiz müze veya devletin denetlediği turistik mekânlar olarak değil, yaşayan inanç merkezleri olarak kabul edilmelidir.


Kamuda işe alımlarda ve görevde yükselmelerde Alevilere yönelik açık veya örtülü ayrımcılık sona erdirilmelidir. Hiçbir yurttaşın mezhebi, inancı veya yaşam biçimi devlet görevlerinin önünde engel olmamalıdır.


Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve diğer Alevi katliamlarıyla gerçek anlamda yüzleşilmelidir. Devletin arşivleri açılmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için anayasal ve yasal önlemler alınmalıdır.


Alevilere yönelik hakaret, nefret söylemi ve hedef gösterme karşısında hukuk etkili biçimde işletilmelidir. İnancımıza hakaret edenler, bizi tehdit edenler ve toplumu Alevilere karşı kışkırtanlar cezasız bırakılmamalıdır.


Bütün siyasi partiler bu talepler karşısındaki tutumlarını seçimden önce açıkça ortaya koymalıdır. “Aleviler bizim canımızdır” demek artık yeterli değildir. Önemli olan cemevlerinin ibadethane sayılması için Mecliste oy vermek, zorunlu din derslerine karşı çıkmak ve eşit yurttaşlık haklarını anayasa maddesi hâline getirmektir.


Özellikle uzun yıllardır Alevilerin büyük ölçüde destek verdiği CHP de bu uyarıyı dikkate almalıdır. Geçmişten gelen bağlılık, hiçbir partiye Alevilerin oyları üzerinde sonsuz bir hak vermez. CHP de Yeni Parti de İYİ Parti de diğer bütün partiler de aynı ölçüyle değerlendirilecektir.


Kim Alevilerin haklarını açıkça savunuyor?


Kim bu hakların anayasaya yazılması için mücadele ediyor?


Kim Mecliste sözünün arkasında duruyor?


Kim yalnızca seçim zamanı cemevine uğrayarak oy toplamaya çalışıyor?


Aleviler bundan sonra bu soruların cevaplarına bakarak karar verecektir. Haklarımızı savunan, anayasal güvence altına alınması için çalışan ve verdiği sözün arkasında duran partiler karşılığını sandıkta görecektir.


Alevilerin bütün yurttaşlık haklarını anayasal düzen içine koymayı başaramayan, bunun için açık ve samimi bir çaba göstermeyen hiçbir siyasi partiye ise asla oy verilmeyecektir.


Bu, bir tehdit değil; demokratik bir irade ve eşit yurttaşlık talebidir. Oy vermek kadar oy vermemek de yurttaşın demokratik hakkıdır. Aleviler artık verdikleri her oyun hesabını soracak; kendilerini görmezden gelenleri sandıkta karşılıksız bırakacaktır.


Barışı biz Alevilerden daha fazla isteyecek başka bir toplum bulmak zordur. Ancak barış yalnızca sözle kurulmaz. Barışın temeli adalet, eşitlik ve karşılıklı rızadır. Alevilerin rızası ve eşitliği olmadan kalıcı bir toplumsal barış kurulamaz.


Böyle biline, böyle yazıla:


Alevilerin haklarını anayasal güvenceye almayan, bu hakların yasalaşması için mücadele etmeyen ve Alevileri yalnızca oy deposu olarak gören hiçbir siyasi parti bundan sonra Alevilerden oy alamaz!


Binali Efe

Araştırmacı-Yazar

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

SİYASET kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi